Bu site, Türkiye’de yaşanan Tenkil sürecinin mağdurlarının yaşadıkları haksızlıkların hafızası olma amacıyla hazırlanmıştır. Tenkil mağdurlarının gözaltında, tutuklu, hasta ölümler ile Ege ve Meriç’te, sürgünde ölümleri, iş kazalarını, intihar ve diğer vefatlarının; kaçırılma ve diğer insan hakları ihlallerinin kayda alındığı bir veritabanı çalışmasıdır. Veri tabanı kayıtlarımıza göre Tenkil sürecinde ölenlerin sayısı 1200’ü geçmiştir.
15 Temmuz sonrasındaki süreçte yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) listeleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki görevinden uzaklaştırılan Uzman Çavuş Serkan Kılıç’ın cansız bedeni Kumluca ilçesindeki bir ormanlık alanda bulundu.
Daha Fazla
15 Temmuz 2016 gecesi köprüden gecen askeri lise öğrencilerle beraber olan Teğmen Emre Demirbilek, Havalimanına götürülen öğrencilere dönerek “Dağıtılan mermiler geri döndüğümüzde toplanacak, bunların devlet malı olduğunu unutmayın” dedikten sonra araçtan indiği sırada şehit edildi.
Daha Fazla
İzmir’de Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında yargılanarak 7 yıl 6 ay hapis cezası alan ve bu cezanın tamamını cezaevinde geçirdikten sonra 4 Kasım 2021’de tahliye edilen KHK’lı Akif Şimşek kan kanserinden vefat etti.
Daha Fazla
KHK’lı polis memuru Dursun Gözüpek’in eşi Hanife Gözüpek yaşadığı travma sonucu büyük kızının gözü önünde 3. kattan atlayarak intihar ederek hayatını kaybetti.
Daha Fazla
Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Ozan Özen, 15 Temmuz akşamı Orhanlı’daki gişelerde seyir halindeyken kim olduğu bilinmeyen kişilerce başından vuruldu. Olay yerinde şehit düşen Özen, polis aracında “Biz darbeci değiliz” diyerek kendilerine sığınan askerleri taşıyordu.
Daha Fazla
KHK’lı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Fatih Korkmaz, 25 Ekim 2016 tarihinde henüz 30 yaşındayken kanser sebebiyle vefat etti.
Daha Fazla
İlahiyatçı-yazar Mustafa Hikmet Kayapalı, Balıkesir ilinde 10 Mayıs 2017 günü yapılan bir polisi baskını sırasında gözaltına alınırken bulunduğu binanın üçüncü katındaki dairenin balkonundan şüpheli bir şekilde “düşerek” hayatını kaybetti. Ölümü soruşturulmadı.
Daha Fazla
32 yıl sınıf öğretmenliği yaptıktan sonra 2017’de ihraç edilen ve sonra kansere yakalanıp hayatını kaybeden Atilla Yalçıntaş görevine mezarda iade edilmişti.
İhraç edildikten sonra kolon kanserine yakalanan Atilla Yalçıntaş, OHAL Komisyonu tarafından öldükten sonra görevine iade edildi. 7 Eylül İlköğretim Okulu’nda uzun yıllar öğrenci yetiştiren Yalçıntaş’ın eşi Munise Yalçıntaş’ı arayan memur, “Başınız sağolsun, eşiniz görevine iade edildi.” dedi.
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde 25 yıl boyunca sınıf öğretmenliği yapan Atilla Yalçıntaş, 2017 yılında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevden uzaklaştırıldı. Yaşadığı stresli günlerin de etkisiyle kanser hastalığına yakalanan Yalçıntaş, 2021 Mayıs’ında hayatını kaybetti. 23 Kasım’da ise aileyi şoke eden bir telefon geldi: “Başınız sağ olsun, eşiniz göreve iade edildi.”
“ÖRNEK BİR ÖĞRETMENDİ”
www.aydinhabeleri.com‘un haberine göre Atilla Yalçıntaş’ın eşi emekli öğretmen Munise Yalçıntaş, ihraç kararının ardından büyük sıkıntılar çektiklerini anlattı. Eşinin örnek bir kişiliğe sahip olduğunu söyleyen Yalçıntaş “Ne rapor ne de izin alırdı… Okulu derleyip toparlayan bir öğretmen profilindeydi. Nöbeti olmasa bile sabah çocukları sıraya sokar, içeriye alır, akşam çıkışta çocukların başında dururdu. Okulunda mesleki anlamda, kişilik anlamında olumsuz tek kelime edecek kimseye rastlayamazdınız. Onunla aynı düşünsün düşünmesin, fikirleri uyuşsun uyuşmasın, herkes de aynı şeyi düşünürdü” şeklinde konuştu.
“İHRAÇ KARARINDAN SONRA EVE KAPANDI”
İhraç kararının kendilerinde şok etkisi yarattığını söyleyen Yalçıntaş, “Bu şoku uzun süre atlatamadık. Kabullenemedik. Çünkü hak edilmeyen bir şey yaşanıyordu. Onu tanıyan herkes suçsuz olduğuna emindi. Çok sağlıklı beslenen, çok düzenli hayatı olan biriydi. Eve kapandı. Mecbur kalmadığı sürece evden çıkmıyordu. Bizim daha fazla üzülmememiz için duygularını dışarıya yansıtmadı. Yaşadığı stresli durum kanser hastalığını da tetikledi. İhraçtan 1,5 yıl sonra kansere yakalandı. Daha 59 yaşındayken Mayıs 2021’de kaybettik.” diyerek duygularını ifade etti.
“GELEN TELEFON ACIMIZI DAHA DA ARTIRDI, ADETA SARSILDIK”
23 Kasım günü ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden gelen bir telefon ise yaralı aileyi daha da sarstı. Telefonda görüştüğü memur, Yalçıntaş’ı arayarak eşinin göreve iade edildiğini söyledi. Yalçıntaş, “Önce başınız sağ olsun deyip sonra göreve iade edildiğini söylediler. Gelen telefon acımız daha da arttırdı, adeta sarsıldık. Sevinemedik, üzüldük. İl Milli Eğitim Müdürlüğü daha önce Aydın’da böyle bir durumun yaşanmadığını, vefat emiş bir kişinin göreve iade edilip edilemeyeceğine dair yasal bir durum olmadığını, bakanlık ile görüşülüp bir stratejik plan yapıldıktan sonra bize bilgi vereceklerini söylediler.” dedi.
“EŞİMİ ŞİKAYET EDENLERLE ADALET ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ”
Manevi ve maddi olarak yıpranan aile ise süreci mahkemeye taşıyacak. Yalçıntaş ailesinin en çok merak etiği konu ise merhum Atilla Yalçıntaş’ın haksız yere görevden alınmasını sağlayan kişi ya da kişiler. Munise Yalçıntaş yargı yoluna gideceklerini belirterek “Asıl mücadelemiz şimdi başlıyor. Eşimi şikayet eden ve ölüme sürükleyen kişi ya da kişiler kimler? Suç işlediler ve cezalarını çekmeliler. Bu kişilerle er ya da geç muhakkak adalet önünde hesaplaşacağız. Bundan asla ve asla vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Daha Fazla
İsmail Karaaslan, Konya’da cemaat operasyonları kapsamında gözaltına alıdıktan sonra tutuklanarak cezaevine konuldu. Konya Cezaevi‘nde beyin tümörü kanserine yakalanan İsmail Karaaslan vefat etti.
Daha Fazla
Beş yıldır Silivri 5 Nolu L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan yarbay Erdal Kılınç hayatını kaybetti. Hapiste koronavirüse yakalanan Kılınç, Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırılmış ve entübe edilmişti.
Daha FazlaLizenz: Die visuellen und textlichen Inhalte dieser Website stehen unter der Creative Commons Namensnennung – Weitergabe unter gleichen Bedingungen 4.0 International (CC BY-SA 4.0). https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/