Eşini yıllar önce kaybettiği için yalnız yaşayan, prostat ve parkinson gibi ağır yaşlılık hastalıklarıyla boğuşan 88 yaşındaki Selami Özer, denetimli serbestliği ve koşullu salıverilme hakkı keyfi idari kararlarla engellenen KHK’lı emniyet müdürü oğlu İbrahim Özer’in özgürlüğünü göremeden kahrından hayatını kaybetti.
Giresun Espiye Cezaevi’nde hak ettiği yasal sürelere rağmen tahliye edilmeyen oğlunun hasretine daha fazla dayanamayan acılı baba, 11 Ekim 2023 tarihinde vefat etti. Üstelik cezaevi idaresinin katı bürokratik engelleri ve izin süreçlerindeki geciktirmeler nedeniyle, tutuklu polis memuru oğlu babasının cenaze merasimine katılamadı ve son görevini yapma hakkından mahrum bırakıldı.
Evlat Hasreti, Parkinson ve Yalnızlığa Mahkûmiyet
Selami Özer, ömrünün son yıllarını eşinin vefatının ardından derin bir yalnızlık ve ağır kronik rahatsızlıklar içinde geçiriyordu. Hayattaki tek manevi dayanağı ve bakımını üstlenen kişi, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yaparken 15 Temmuz sonrası cemaat soruşturmaları kapsamında ihraç edilip hapsedilen oğlu İbrahim Özer’di. İbrahim Özer, cezaevinde yasal olarak hak ettiği denetimli serbestlik hakkından mahrum bırakıldı. Bununla da kalınmayarak cezaevi gözlem kurulu kararlarıyla koşullu salıverilme talebi de üst üste ertelendi. Yatalak ve bakıma muhtaç haliyle Espiye Cezaevi’ndeki evladının yolunu gözleyen Selami Dede, oğlunun haksız yere fazladan içeride tutulduğunu bildiğinden her kapı çalınışında gözyaşı döküyordu.
Özer’in 88 yaşında hasret nöbeti tuttuğu yatağında son nefesini vermesinin ardından, aile için çok daha büyük bir adli trajedi yaşandı. Hükümlü ve tutukluların birinci derece yakınlarının vefatı durumunda kanuni olarak “cenaze mazeret izni” hakları bulunmasına rağmen, Espiye Cezaevi idaresi adli kısıtlamaları gerekçe göstererek izin sürecini kasten yavaşlattı.
Gerekli güvenlik prosedürlerinin, yol izinlerinin ve bürokratik onayların defin saatine yetiştirilmemesi ya da keyfi olarak onaylanmaması sebebiyle İbrahim Özer, babasının cenazesine ulaştırılmadı. Bir evladın en doğal hakkı olan babasının tabutuna omuz verme ve mezarı başında dua etme hakkı elinden alındı.”Bir Hesap Daha Mahşer Meydanına Kaldı”Selami Özer’in evladına kavuşamadan, gözleri açık bir şekilde dünyadan göçmesi ve oğlunun kelepçeli de olsa cenazeye gönderilmemesi, insan hakları savunucuları tarafından sert dille eleştirildi. Vefatının ardından hak savunucuları sosyal medyada şu mesajı paylaştı: “Zulüm sadece cezaevindekileri değil, dışarıda onları çaresizce bekleyen seksenlik çınarları da kahrıyla öldürüyor. Selami Amca oğlunun kokusuna hasret gitti, oğlu ise bir fatiha okumaya bile gönderilmedi. Bu dünyada verilmeyen adalet ve kavuşma hesabı, mahşer meydanına kaldı.”
https://x.com/BOLDmedya/status/1640742039175274497