Yargıtay tetkik hakimliğinden ihraç edilen ve geçirdiği beyin kanaması sonucu 38 yaşında hayatını kaybeden Nurfer Akgül, vefat etmeden önce bağışladığı organlarıyla 5 kişiye umut olurken, sergilediği son refleksle de araçtaki 5 canı uçuruma yuvarlanmaktan kurtardı.
2 Eylül 2021 tarihinde Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde beyin ölümü gerçekleşen idealist hukukçunun trajik vefâtı, ana akım iktidar medyasında ve hürriyet gibi gazetelerin birinci sayfasında “KHK mağduriyeti” sansürlenerek sadece sıradan bir “hukukçu” tanımıyla kamuoyuna duyuruldu.
İhraç Kıskacına Karşı Direnen Akademik Azim
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden başarıyla mezun olan ve mesleğinde hızla yükselerek Yargıtay Tetkik Hakimliği görevine getirilen Nurfer Akgül, 15 Temmuz sonrasındaki kitlesel tasfiye dalgasıyla bir gecede mesleğinden ihraç edildi.
Mesleğini kaybetmenin getirdiği ruhsal çöküntüye teslim olmayan Akgül, adeta hayata yeniden başladı. Bilişim hukuku alanında yüksek lisans (master) yaptı ve ardından Çocuk Gelişimi bölümünü bitirerek iki üniversite diploması daha aldı. Ruhsat engelleri ve KHK’lılara yönelik ağır ambargolara rağmen bir süre serbest avukat olarak çalışarak hukuk mücadelesini sürdürdü.
Direksiyon Başında Gelen Kriz ve Hayat Kurtaran Fren
30 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen kazada Akgül; iki oğlu, yakın bir arkadaşı ve onun çocuklarıyla birlikte Kocaeli’nden Ankara’nın Beypazarı ilçesine doğru tatile gidiyordu. Bolu Mudurnu civarındaki dağlık ve uçurumlu yollardan geçerken beyninde aniden şiddetli bir kanama başladı. Bilincini kaybetmek üzere olduğunu anlayan Akgül, çok büyük bir irade göstererek aracı son bir hamleyle uçurumun kenarında durdurmayı başardı ve hemen 112 acil servisi aradı. Eğer o freni yapmasaydı araçtaki 5 kişi uçuruma yuvarlanacaktı.
“Bir Gün Öleceğiz, Arkamızda Dua Edenler Olsun”
Hastaneye kaldırılan Akgül’ün iki gün sonra beyin ölümü gerçekleşti. Vefatından üç yıl önce organ bağışında bulunan genç hakimin vasiyeti üzerine ailesi organ nakline onay verdi. Akgül’ün kalbi, akciğeri, karaciğeri ve iki böbreği organ bekleyen ağır hastalara başarıyla nakledildi. Nilüfer Hakim, hayattayken ailesine, “Bir gün öleceğiz en azından arkamızda açık bir kapımız olsun, insanlar bize dua ederler” diyerek insani vizyonunu ortaya koymuştu.
Oğlunun Yürek Burkan Otobiyografisi
Akgül’ün 11 yaşındaki oğlu Adem Eymen’in okulun ilk günü kaleme aldığı otobiyografi sosyal medyada gündem oldu. Eymen yazısında, “Annem geçirdiği kriz anında fren yaparak araçtaki 5 kişiyi, organlarını bağışlayarak da hastanedeki 5 kişiyi kurtardı. Toplamda 10 kişinin hayatını kurtararak melek oldu” ifadelerini kullandı.
Medyanın “KHK” Sansürü
Hürriyet Gazetesi bu hikayeyi birinci sayfasından “Ağlattın bizi Eymen” başlığıyla büyük bir dram olarak verdi. Ancak ne Hürriyet ne de diğer internet siteleri, hayat kurtaran bu kahraman kadının aslında devlet tarafından terörist ilan edilerek ihraç edilmiş bir KHK’lı Yargıtay Tetkik Hakimi olduğunu yazabildi. Akgül, uğradığı büyük haksızlıklara ve sansüre rağmen hem can kurtaran freniyle hem de bağışladığı organlarıyla adalet ve merhametin simgesi olarak bu dünyadan ayrıldı.