Nuray Doğan Ev hanımı ,
  • Ölüm Tarihi 03/11/2020
  • Öldüğü Yer Kanada
  • Ölüm Sebebi Kaza
  • Defin Tarihi , Kanada

ÖZGEÇMİŞ

15 Temmuz süreci sonrasında mal varlıklarına el konulan ve memleketlerinde yaşama hakkı bırakılmadığı için Kanada’ya hicret etmek zorunda kalan Kütahyalı hayırsever iş adamı Süleyman Doğan’ın eşi Nuray Doğan, sığındıkları Toronto şehrinde evinde geçirdiği trajik bir kaza sonucu beyin kanaması geçirerek gurbette vefat etti.

Kütahya’nın köklü esnaflarından olan ailenin ticari birikimlerinin müsadere edilmesinin ardından başlayan zorunlu sürgün hayatı, 3 Kasım 2020 tarihinde Kanada’da gelen ani bir ölümle hüzünlü bir dönüm noktasına ulaştı. Türkiye’deki hukuksuz süreçlerin doğrudan ve dolaylı olarak dağıttığı aile hayatlarının sarsıcı bir örneği olan Nuray Doğan’ın vefatı, hak savunucusu platformlar tarafından derin bir teessürle kayıtlara geçirildi.

Kütahya’daki Saygın Esnaflık Geçmişi ve Sosyal Çevre

Nuray Doğan ve eşi Süleyman Doğan, Kütahya ticaret odası ve esnaf çevresinde uzun yıllar boyunca dürüstlükleri ve cömertlikleriyle takdir toplamış bir aileydi. Süleyman Doğan, kentte geniş bir kitle tarafından tanınan, istihdam sağlayan ve halı ticaretiyle uğraşan saygın bir iş adamıydı Doğan ailesi, kazançlarını toplum yararına olan eğitim projelerine, öğrencilere burs sağlamaya ve ihtiyaç sahibi ailelerin elinden tutmaya adamıştı. Nuray Hanım da bu sosyal ve insani dayanışma çalışmalarının Kütahya’daki en önemli destekçilerinden biriydi.

Mülksüzleştirme Politikaları, Ağır Davalar ve Zorunlu Hicret

15 Temmuz sonrasında Hizmet Hareketi’ne yönelik yürütülen geniş çaplı tasfiye ve mülksüzleştirme operasyonları, Doğan ailesini de hedef aldı. Süleyman Doğan hakkında açılan cemaat soruşturmaları kapsamında ailenin on yıllardır emek vererek kazandığı tüm taşınmazlarına, iş yerlerine, şirketlerine ve banka hesaplarına tek bir gecede el konuldu

Sosyal güvenceleri ellerinden alınan, adli takibat ve tutuklama tehditleriyle kendi doğdukları topraklarda adeta sivil bir ölüme mahkûm edilen aileye Türkiye sınırları içerisinde nefes alacak hiçbir alan bırakılmadı. Can güvenliklerini, onurlarını ve özgürlüklerini korumaktan başka çaresi kalmayan Doğan çifti, her şeylerini geride bırakarak binlerce kilometre uzaklıktaki Kanada’ya hicret etmek ve hayata sıfırdan başlamak zorunda kaldı.

Gurbette Gelen Kaza

Ülkelerinden koparılmanın, tüm birikimlerinin gasp edilmesinin ve sevdiklerinden uzak kalmanın verdiği derin hüzün altında Kanada’da sığınmacı olarak yaşam mücadelesi veren Nuray Doğan, evinde talihsiz bir kaza yaşadı. Ev içinde dengesini kaybederek düşen ve başını sert bir zemine çarpan Nuray Hanım’ın beyninde geri dönülemez boyutta şiddetli bir kanama meydana geldi. Kanada’nın Ontario eyaletine bağlı Toronto şehrinde bir hastanenin acil servisine kaldırılarak yoğun bakıma alınan Nuray Doğan, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Nuray Doğan’ın cenaze işlemleri, Toronto’daki Müslüman mezarlığında gerçekleştirildi. Pandemi kısıtlamaları ve ailenin gurbetteki yalnızlığı nedeniyle sınırlı sayıda muhacirin katıldığı hüzünlü ve buruk bir cenaze namazının ardından dualarla toprağa verildi.

Eşi Nuray Doğan’ı gurbet topraklarında kaybettikten sonra derin bir yalnızlığa gömülen halıcı Süleyman Doğan’ın hukuki süreci ise Türkiye’de hâlâ bir çıkmaz olarak devam etmektedir. Türkiye’deki yerel mahkemelerce gıyabında yürütülen cemaat davalarında “yakalama kararı” ve “kırmızı bülten” talepleri canlılığını korumaktadır. Kütahya’daki mağazalarına, taşınmazlarına ve el konulan mal varlıklarına iade-i itibar yapılması yönündeki tüm idari ve hukuki başvurular reddedilmiştir. Dönüş yolları tamamen kapalı olan ve Türkiye’ye adım attığı an tutuklanma riskiyle karşı karşıya bulunan Süleyman Doğan, Kanada hükümeti tarafından sağlanan kalıcı mülteci statüsüyle gurbette yaşamını sürdürmektedir. Onu yakından tanıyan hemşehrileri ve dostları, hiçbir suçu ve günahı olmayan hayırsever bir kadının mülksüzleştirilerek gurbet ellerde vefat etmesini derin bir vicdan yarası olarak nitelendirdi. Paylaşılan taziye mesajlarında sıklıkla, “Kendi vatanında yaşama hakkı tanınmayan bir can daha gurbette soldu. Dünyada görülmeyen, hesabı sorulmayan adalet arayışı adil-i mutlak olan Allah’ın katına, ötelere kaldı” ifadeleri kullanıldı.

Lizenz: Die visuellen und textlichen Inhalte dieser Website stehen unter der Creative Commons Namensnennung – Weitergabe unter gleichen Bedingungen 4.0 International (CC BY-SA 4.0). https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/