Kezban Tokpınar
  • Ölüm Tarihi 30/04/2019
  • Öldüğü Yer Bolvadin
  • Ölüm Sebebi
  • Defin Tarihi 01.05.2019, Bolvadin

ÖZGEÇMİŞ

İlahiyatçı Yazar Cemil Tokpınar’ın annesi Kezban Tokpınar, gurbetteki oğlu ve torunlarını göremeden 30 Nisan 2019 tarihinde vefat etti. Tokpınar, Bediüzzaman Said-i Nursi’yi gören bahtiyar hanımlardan biriydi.
Yaptığı sohbetler ve yazdığı eserleriyle insanlara yol gösteren Cemil Tokpınar gurbette annesine hasret, anne Kezban Tokpınar da oğluna hasret şekilde hayata veda etti. Kezban Tokpınar hanımefendi, 33 yıl önce vefat eden eşinin ölüm yıldönümünden bir gün sonra gözlerini hayata yumdu. Evlatlarına ve torunlarını hasret hayata veda etti.
Kezban Tokpınar, kendisiyle yapılan bir röportajda annesyle ilgili hatıraları da içeren şu ifadeleri kullanmıştı;
“1932’de Bolvadin‘de doğdum. Yedi çocuğum var. Birinci çocuğumun doğumunda dayımın hanımı Cevşenü’l-Kebir’i okuyormuş. ‘Bu duayı okudun mu her dua kabul olur’ diye bana anlattılar. Ben de gittim ona, ‘Duayı ver. Ben de okuyayım’ dedim. Canım kaldı ‘Bütün dualar kabul olur’ deyince. ‘Yok, veremeyiz’ dedi. ‘Niye?’ dedim. ‘Nurcu olursan öyle okuyabilirsin’ dedi. Ben de ‘Nurculuk neyse olayım’ dedim. ‘Şahide Anneye gideceksin, ondan kitap alıp geleceksin, o Üstadımıza hemen bildirir’ dedi. Şahide Anne çok yakınımızda oturuyordu, tanıyordum. Ama o zamana kadar Üstadı falan hiç duymamıştım. Hâlbuki o da Emirdağ’da imiş. Tabiî, o zaman 18 yaşında, bir çocuklu gelindim. Bir şey bildiğim yok. Kabul ettim, ama beyimden, kayınvalidemden gizli nasıl giderim diye düşünürken, bizim rahmetlik oradan geçiyordu. Cama vurduk. Geldi, izin aldık ve yürüyerek Şahide Anneye gittik. Mübarek kadın bana öyle bir baktı ki, sanki kalbimi okudu. Daha bir şey söylemeden kızına ‘Ülker, yavrum, yengene bir Cevşenü’l-Kebir getir’ dedi. Evler arandığından kitaplar başka tarafa kaldırılmıştı. O zamanlar dualar tek tek idi. Şimdiki gibi hepsi bir arada değildi. Üstadım daha ciltlemediydi. Ülker getirip Cevşen’i verdi bana. Eve getirdim. Öyle bir seyyah gibi sarıldım ki ona. Evde üç bekâr görümcem var, bir de eltim. Nasıl kalkıyoruz gece yarısı, hepimiz Cevşen’i birbirimizden kapıyoruz, ‘önce ben okuyacağım’ diye. Ondan sonra ayda bir Delâilünnur yolladı, sonra Hülâsatü’l-Hülâsa, Tahmidiye… Hepsini okuyorduk. Okudukça kalbimiz gençleşiyor, ferahlıyordu. ‘Cevşen’i vird edeceksiniz’ demiş Üstad. Yani ağzınızdan hiç düşmeyecek.“Cevşen’i nasıl okumayalım ki? Peygamberimize geldiği zaman Hz. Cebrail ‘Zırhını çıkar, bunu oku’ demiş. Böyle hazine gibi bir duayı okumamak ne demek?”

KAYNAKLAR:
https://www.yeniasya.com.tr/2010/03/07/yazarlar/ygulecyuz.html

Copyright © 2021 Tenkil Museum