KHK ile ihraç edilen öğretmen Muammer Kukul, 15 Temmuz sonrası hayata geçirilen tasfiye ve Tenkil sürecinde mesleğinden koparılan, hukuki baskılar ve sosyal tecrit sarmalı içinde sağlık güvencesini kaybederek amansız bir hastalıkla mücadele etmek zorunda kalan binlerce eğitimciden biriydi. Hayatını öğrencilerine ve eğitime adamış değerli bir öğretmenken maruz kaldığı ağır süreçlerin ardından genç yaşta yaşama veda etti.
Mesleki Kimliği ve Eğitime Adanmış Bir Ömür
Muammer Kukul, ömrünü öğrencilerine adamış, çevresi ve meslektaşları tarafından dürüstlüğü, çalışkanlığı ve fedakarlığı ile bilinen bir eğitimciydi. 15 Temmuz sonrasında Türkiye genelinde başlatılan cadı avı ve “KHK tasfiyeleri” sürecinde, hiçbir somut ve adil delil olmaksızın Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edildi. Bu ihraç, onun için sadece bir mesleğin elinden alınması değil; çok sevdiği öğrencilerinden koparılarak sivil bir ölüme (sosyal tecride) mahkûm edilmesi anlamına geliyordu.
KHK Zulmü ve Sosyal Tecrit Süreci
KHK ile ihraç edildikten sonra Muammer Kukul ve ailesi için oldukça yıpratıcı bir süreç başladı. KHK’lı kamu çalışanlarının maruz kaldığı işsizlik, ekonomik sıkıntılar, sivil ölüm ve ağır psikolojik baskılar onun da yaşam kalitesini derinden sarstı. Evli ve iki kız çocuğu babası olan Muammer Hoca, ailesinin geçimini sağlamak ve uğradığı hukuksuzluklara karşı ayakta kalabilmek için uzun yıllar boyunca hem maddi hem de manevi olarak çok büyük bir çaba sarf etti.
Kanserle Mücadele ve Yalova’daki Vefatı
Maruz kaldığı ağır stres, keder ve hak mahrumiyetleri nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflayan Muammer Kukul, amansız bir hastalık olan kansere yakalandı. Bir süredir Yalova’da kanser tedavisi gören Muammer Hoca, vücudunun daha fazla dayanamaması üzerine 10 Ekim 2026 Cumartesi günü hakkın rahmetine kavuştu.
Onun vefatının ardından hak savunucuları tarafından sosyal medyada paylaşılan feryat dolu şu satırlar, yaşanan insani dramın manevi ağırlığını bir kez daha gözler önüne serdi: “Daha kaç can, kaç cenaze, kaç babasız kalan evlat istiyorsunuz? Kaç ocak daha sönecek, kaç yürek daha dağlanacak? On yıldır kininiz dinmedi mi, nefretiniz sönmedi mi? #KHK ile mesleğinden koparılan, iki kız çocuğu babası öğretmen Muammer Kukul, kanserle mücadelesini kaybederek Hakk’a yürüdü. İnsanları yalnızca işinden etmediniz; ailelerin huzurunu, evlatların çocukluğunu, nice insanın yarınlara dair umutlarını da elinden aldınız!”
Geride Kalan Onurlu Miras
Muammer Kukul’un vefatı, geciken adalet sisteminin ve haksız KHK rejiminin sarsıcı sonuçlarından birini daha ortaya çıkardı. Tıpkı listedeki diğer KHK mağdurları gibi, onun da geride bıraktığı onurlu mirası, yetiştirdiği öğrencileri ve haksızlığa karşı yaşadığı sessiz çilesi, bu dönemin akademiye ve eğitim dünyasına vurduğu darbenin en net kanıtlarından biri olarak hafızalara kazındı.