15 Temmuz gecesinde kışlasından “terör saldırısı var” denilerek komutanlarının emriyle çıkarılan ve terhisine sadece 86 gün kala tutuklanarak müebbet hapis cezasına çarptırılan er Gökhan Perktaş’ın babası Nevzat Perktaş, evlat hasretine ve uğradıkları ağır adaletsizliğe dayanamayarak Erzurum’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Gencecik askeri evladının tam 4 yıldır demir parmaklıklar ardında erimesini çaresizlik içinde izleyen acılı baba Nevzat Perktaş, 31 Temmuz 2020 tarihinde yaşama veda etti. Hiçbir karar yetkisi olmayan vatani görevini yapan bir erin en ağır cezaya çarptırılmasının getirdiği kahrı yüreğinde taşıyan 54 yaşındaki Nevzat Perktaş’ın bu ani ölümü, 15 Temmuz askeri yargılamalarının dolaylı olarak anne ve babaların hayatlarında açtığı derin yaraların en acı örneklerinden biri oldu.
Terhisine 86 Gün Kala Gelen “Emir-Komuta” Tuzağı
Gökhan Perktaş, vatani görevini yapmak üzere askere gitmiş ve 15 Temmuz gecesine kadar görevini disiplinle yerine getiren, geleceğe dair planları olan masum bir Anadolu genciydi. 15 Temmuz 2016 gecesi, terhis olmasına ve memleketine dönmesine yalnızca 86 gün kalmıştı. O kanlı gecede, üst rütbeli cunta komutanlarının “terör eylemi var, alarm verildi” şeklindeki kesin askeri emirleriyle ne olduğunu anlamadan kışlasından çıkarılarak çatışma hatlarının ortasına itildi.
Kalkışmanın bastırılmasının ardından emir-komuta zincirine itaat etmekten başka hiçbir seçeneği bulunmayan yüzlerce askeri öğrenci ve er gibi Gökhan Perktaş da gözaltına alındı. Mahkeme süreçlerinde olayların niyetini bilmediğini ve sadece askerlik vazifesini uyguladığını beyan etmesine rağmen yerel ağır ceza mahkemesince en ağır yaptırım olan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
4 Yıllık Zindan Yollarında Eriyen Bir Baba Yüreği
Oğlunun hiçbir suçu günahı yokken “darbeci” ve “vatan haini” yaftalamasıyla ömür boyu hapse mahkûm edilmesi, babası Nevzat Perktaş üzerinde yıkıcı bir ruhsal ve fiziki tahribat başlattı. Evladının adını temize çıkarmak, cezaevi görüş günlerinde ona moral verebilmek ve adliye koridorlarında hakkını arayabilmek için 4 yıl boyunca aralıksız mücadele etti. Toplumsal izolasyon, ekonomik zorluklar ve evladının gençliğinin zindanlarda çürümesi acılı babaya çok ağır geldi. Evlat hasretini gece gündüz içine atan, maruz bırakıldıkları bu ağır süreci onuruna yediremeyen Nevzat Perktaş’ın yorgun kalbi daha fazla dayanamadı. 31 Temmuz 2020 tarihinde memleketi Erzurum’da aniden geçirdiği şiddetli bir kalp krizi neticesinde, 54 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Erzurum’da Hüzünlü Uğurlama ve Mahşere Kalan Hesap
Nevzat Perktaş’ın vefat haberi, 15 Temmuz davalarında haksız yere hapsedilen askeri öğrenci ve er ailelerinin oluşturduğu hak platformlarında derin bir yasa yol açtı. Hayatını kaybeden acılı babanın naaşı, cezaevindeki evladından mahrum bir şekilde, yakın akrabaları ve hemşehrilerinin katıldığı buruk bir cenaze namazının ardından Erzurum’daki aile mezarlığında dualarla toprağa verildi. İnsan hakları savunucuları, Nevzat Perktaş’ın vefatını “asker çocuklarının kahrıyla eriyen anne ve babaların görünmeyen dramı” olarak nitelendirdi. Sosyal medyadaki taziye mesajlarında, “Terhisine günler kalmış bir eri müebbetle zindana atanlar, babasını da dışarıda kahrından öldürdü. Nevzat Amca oğlunun özgürlüğünü göremeden, gözleri açık gitti. Bu dünyada yarım kalan bu adalet hesabı, mahşer meydanına, adil-i mutlak olan Allah’ın katına kaldı” denildi.