Selman Aşçı Kimse Yok Mu Derneği Çalışanı , Kimse Yok Mu Derneği
  • Ölüm Tarihi 27/12/2017
  • Öldüğü Yer İzmir
  • Ölüm Sebebi Cezaevi koşulları ve hastalık
  • Defin Tarihi ,

ÖZGEÇMİŞ

15 Temmuz süreci sonrasında Hizmet Hareketi’ne yakınlığıyla bilinen yasal bir insani yardım derneğine üye olduğu gerekçesiyle tutuklanan ve İzmir Şakran Cezaevi’nde maruz kaldığı ağır tıbbi ihmaller neticesinde bağırsakları patlayarak hayatını kaybeden kanser hastası Selman Aşçı, gurbette ve cezaevinde hayatını kaybeden tenkil kurbanlarının en acı sembollerinden biri oldu.

Hakkında hiçbir somut suç unsuru ve adli sabıka kaydı bulunmamasına rağmen bir yılı aşkın süre boyunca Şakran Cezaevi’nde tutulan 32 yaşındaki Selman Aşçı, cezaevi idaresinin hastaneye sevk taleplerini kasten reddetmesi ve geciktirmesi sonucu 27 Aralık 2017 tarihinde yaşam mücadelesini kaybetti.

İki küçük çocuk babası olan Aşçı’nın göz göre göre ölüme terk edilmesi, tenkil sürecinin zindanlarda yarattığı ağır yaşam hakkı ihlallerinin en sarsıcı bilançolarından biri olarak kayıtlara geçti.

Kimse Yok Mu Derneği Üyeliği ve “Sivil Ölüm” Kıskacı

Selman Aşçı, çevresinde muhtaç insanlara yardım ulaştırma hassasiyetiyle, fedakarlığı ve temiz ahlakıyla tanınan gencecik bir sivil toplum gönüllüsüydü. 15 Temmuz sonrasında yayımlanan KHK’lar ile kapatılan yasal ve uluslararası insani yardım kuruluşu Kimse Yok Mu Derneği bünyesinde fakirlere, yetimlere ve muhtaç ailelere el uzattığı gerekçesiyle doğrudan hedef alındı.

Hücrede Engellenen Kanser Tedavisi ve 10 Günlük Çığlık

Sivil bir ölüme mahkûm edilmek istenen Aşçı, haksız asılsız iddialarla yürütülen operasyonlar kapsamında gözaltına alınarak tutuklandı ve İzmir Şakran Cezaevi’ne gönderildi. Aşçı, cezaevine girmeden önce ve tutukluluk sürecinin başında amansız kanser hastalığıyla mücadele ediyordu.

Cezaevinin olumsuz, kalabalık ve hijyenden uzak koğuş şartlarında Aşçı’nın sağlık durumu hızla bozulmaya başladı. Hastanede onkoloji tedavisi görmesi, düzenli kontrollere gitmesi gerektiği yönündeki tüm yazılı ve şifahi başvuruları cezaevi yönetimi tarafından haftalarca sümen altı edildi. Vefatından yaklaşık 10 gün önce vücudundaki kanser hücrelerinin ve adli stresin etkisiyle bağırsakları patladı. Şiddetli sancılar içinde kıvranmasına, acil müdahale çığlıklarına rağmen tam 10 gün boyunca hastaneye sevki engellendi ve revir ağrı kesicileriyle geçiştirilmeye çalışıldı. Durumu tamamen geri dönülemez bir terminal aşamaya geldiğinde, 17 Aralık 2017’de nihayet dış hastaneye sevk edilmek zorunda kalındı. Tam teşekküllü hastanenin yoğun bakım servisine alındığında doktorlar bağırsak patlamasının üzerinden günler geçtiğini, enfeksiyonun (sepsis) tüm hayati organlarına ve vücuduna yayıldığını tespit etti.

Geride Kalan Yetimler

Yoğun bakımda solunum ve yaşam destek cihazlarına bağlı olarak ancak 10 gün dayanabilen genç baba, 27 Aralık 2017 sabahı, adalet yerini bulamadan 32 yaşında son nefesini verdi. Geride gözü yaşlı bir eş ile babalarının cezaevinden dönüşünü bekleyen iki küçük yetim çocuk bıraktı. Adalet Bakanlığı ve cezaevi yönetimi, yaşanan bu korkunç tıbbi skandala dair kamuoyuna tek bir açıklama yapmadı ve sessizliğe büründü. Sevenleri onun ardından, “Tek suçu fakire ekmek, yetime giysi ulaştırmaktı. Hücrede bağırsakları patlayan bir genci hastaneye göndermeyerek katlettiler. Bu dünyada sorulmayan bu zalim hesap, adil-i mutlak olan Allah’ın katına, mahşer meydanına kaldı” mesajlarıyla acılarını paylaştı.

Lizenz: Die visuellen und textlichen Inhalte dieser Website stehen unter der Creative Commons Namensnennung – Weitergabe unter gleichen Bedingungen 4.0 International (CC BY-SA 4.0). https://creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0/