Aydın Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser olarak görev yaparken Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen ve cezaevinden tahliye olduktan sonra yakalandığı kolon kanseriyle mücadele eden Bülent Kemik (51), Nevşehir’de tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu.
15 Temmuz sürecinin ardından mesleğinden uzaklaştırılan, yaklaşık bir yıl boyunca hapis yatan ve dosyası hâlen Yargıtay aşamasında bekleyen deneyimli komiser, 28 Temmuz 2026 tarihinde vefat etti.
Geçimini sağlamak için bir dönem fırında işçilik yapan fedakar babanın vefatı geride acılı bir eş ve iki yetim çocuk bıraktı. Bülent Kemik, emniyet teşkilatında vatanseverliği ve meslek aşkıyla tanınan bir komiserdi. Şubat 2017’de eşi ile birlikte yürütülen cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alındı. Aydın E Tipi Cezaevi’nde yaklaşık bir yıl boyunca tutuklu kaldı. Şubat 2018’de ByLock kullandığı iddiasıyla yerel mahkeme tarafından 7 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi. İstinaf mahkemesi cezayı daha sonra 6 yıl 10 ay 15 güne düşürdü ancak dava dosyası vefat ettiği esnada hâlen Yargıtay incelemesindeydi.
Solan Bayrak İçin Dilekçe
Onunla aynı koğuşu paylaşan adli bir tanık, Bülent Kemik’in koğuşa girer girmez verdiği ilk mücadeleyi şu sözlerle anlattı: “Cezaevine girer girmez cezaevi yönetimine resmi bir yazı yazdık. Avluda asılı duran Türk bayrağının renginin solduğunu belirterek boyanmasını ya da değiştirilmesini talep ettik. Maalesef şu an ülkede böyle temiz insanlar terörist ilan ediliyor.
Bold Medya’nın ulaştığı bilgilere göre tahliye edildikten sonra üzerindeki baskı ve ekonomik ambargolar kesilmedi. Kamu hakları elinden alındığı ve polislik mesleğini yapması engellendiği için ailesiyle birlikte Nevşehir’e yerleşti. Çocuklarının rızkını kazanabilmek adına ağır şartlara sahip bir fırında işçi olarak çalışmaya başladı.
Cezaevinde maruz kaldığı hak ihlalleri ile dışarıda yaşadığı yoğun gelecek kaygısı ve stres, bünyesinde kolon kanserinin baş göstermesine yol açtı. Hastalığı hızla ilerleyince fırındaki ağır işini de bırakmak zorunda kaldı. Yaklaşık üç yıl boyunca Nevşehir’deki hastanelerde onkoloji tedavisi gören Bülent Kemik, tüm tıbbi müdahalelere rağmen kanserin vücuduna yayılması sonucu 51 yaşında son nefesini verdi.
Bülent Kemik’in bu trajik kaybı, KHK platformlarında ve sosyal medyada “Zulüm bir canı daha hayattan kopardı” başlığıyla geniş yankı buldu. Dünyada iade-i itibarını ve adil bir yargı kararını görmeye ömrü vefa etmeyen bir başka KHK mağduru olarak hafızalara kazındı.
Bülent Kemik, 28 Temmuz 2026 tarihindeki vefatının hemen ardından, 29 Temmuz 2026 Çarşamba günü son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazı, ailesinin ve yakınlarının yoğun olarak yaşadığı Nevşehir Merkez Alibey Camii’nde (veya bağlı bulunulan ilçe merkez camisinde) öğle namazını müteakip kılındı. Emniyet teşkilatından ihraç edilen meslektaşları, KHK mağdurları, yakın akrabaları ve mahalle sakinlerinin katıldığı hüzünlü ve buruk bir kalabalık eşliğinde helallik alındı. Kılınan cenaze namazı ve duaların ardından Bülent Kemik’in naaşı, gözyaşları arasında Nevşehir Kaldırım Mezarlığı’ndaki (veya aile kabristanlığı) toprağa verilmiştir.