Diyarbakır Kadın Doğum Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yaparken KHK ile ihraç edilen ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle tedavisi geciken Mücahit Karataş, ameliyat masasında hayatını kaybettikten iki yıl sonra OHAL Komisyonu tarafından suçsuz bulunarak işine iade edildi.
29 Ekim 2016’da yayımlanan 675 sayılı KHK ile ihraç edilen ve 18 Eylül 2017 tarihinde beyin kanaması sonucu vefat eden üç çocuk babası Karataş’ın iade kararı, 15 Kasım 2019 tarihinde açıklandı. Bu durum, Türkiye’de geciken adaletin yol açtığı en çarpıcı ve hüzünlü “sivil ölüm” örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
Cezaevinden İhraca Uzanan Zorlu Geçmiş
Mücahit Karataş, hayatı boyunca haksızlıklara karşı mücadele etmiş bir Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) üyesiydi. Karataş, 1990’lı yıllarda asılsız iddialarla yargılanıp bir süre cezaevinde kalmış, ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) açtığı davayı kazanarak devlet memurluğu görevine iade edilmişti.
İhraç edilmeden önce beyninde bir ur tespit edilen Karataş, gördüğü kemoterapi ve radyoterapi tedavileriyle hastalığı kontrol altına almayı başarmıştı. 2016 yılında hiçbir somut gerekçe sunulmadan aniden işten çıkarılması, Karataş ailesinin yaşamını tamamen altüst etti. Eşi Hacire Karataş’ın aktardığına göre, ihraç edildikten sadece bir hafta sonra ağır ataklar geçirmeye başlayan Mücahit Karataş, adeta vatandaşlıktan çıkarılmış gibi bir muamele görerek sosyal güvencelerden ve düzenli tedavi imkanlarından mahrum kaldı.
Maddi İmkânsızlıklar ve Dayanışma Kampanyası
Ailenin yoksulluk sınırının altına düşmesi üzerine ilaçlar temin edilemedi ve hastalık hızla ilerledi. SES ve emek örgütleri, Karataş’ın İstanbul’da ameliyat edilebilmesi için acil bir yardım kampanyası başlattı. Yakınlarının ve dostlarının desteğiyle toplanan yardımlar sayesinde nihayet ameliyata alınabilen Karataş’ın yıpranan bünyesi operasyonu kaldıramadı ve 18 Eylül 2017’de beyin kanaması geçirerek hayata gözlerini yumdu. Maddi imkânsızlıklar o boyuttaydı ki, naaşı ancak Silvanlılar Derneği’nin kiraladığı bir otobüsle memleketi Diyarbakır’a getirilerek defnedilebildi.
“Bizimle Dalga mı Geçiyorlar?”
Bold Medya ve Gerçek Gündem haberlerine göre, ölümünden iki yıl sonra OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun verdiği “pardon, suçsuzmuş” anlamındaki işe iade kararı Karataş ailesinde sevinç değil, derin bir öfke ve acı yarattı. Eşi Hacire Karataş sisteme şu sözlerle isyan etti: “Hakkında hiçbir şey yokken eşimi kapının önüne koydular. Şimdi bu geç gelen adaleti ne yapalım? Bizimle dalga mı geçiyorlar? Hayatta olmayan bir insanı işe almak ne demek? İlgililer hakkında sonuna kadar dava açacağım.”Mücahit Karataş’ın trajik kaybı ve ölümünden sonra gelen iade-i itibar kararı, KHK rejiminin bireyler üzerinde kurduğu baskının, sadece profesyonel bir dışlanma değil, doğrudan yaşam hakkına yönelik ölümcül bir müdahale olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.